Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından beri var olan astroloji bilimlerin en eskisi olarak kabul görmektedir.
Astrolojinin ne olduğunu kavrayamayan insanlar ne yazık ki bu ilimi bir fal bakma işi olarak algılayarak büyük bir yanılgıya düşüyor.Oysaki biz astronomi denilince yıldızların ve gezegenlerin ahengini görüp müşahede etmeli ve mükemmel bir nizam içerisinde yer alan bu sistemin sanatkar bir elin mehsülü olduğunu anlama yoluna gitmeliyiz.
Yaradan’ın işlerinde abes bulmak mümkün değildir ki baktığınızda Dünyanın kendi etrafındaki hızı yetmiş gülle hızında olmasına rağmen içerisindeki hiçbir parça boşluğa gitmemekte ya da düzeni bozacak birşey ortaya çıkmamaktadır.
Ve güneş yaratılmıştır her sabah odamıza giren doktorumuz,soğukların surunu yıkan kahramanımızdır o bizim.Güneşte ayrı bir ihsandır bizim için,nice nimetlerle donatılmışız hem de karşılığında birşey vermememize rağmen.Düşünseniz eğer;yapay bir güneş elde etmek istenilse sadece birgünlük güneş ısısı için yeryüzü kadar odun,denizler kadar benzin kullanılsa ancak karşılanabilecektir.Fakat herşeyi mükemmel idare edip nizama koyan Allah güneşi öyle bir yaratmış ki dünya yaratıldığı günden bugüne dek güneşin yakıt maddeleri bitmek bilmiyor,insanların ve doğanın ihtiyacına göre aydınlatma ve ısıtma vazifesini şaşırmadan yapıyor.
Nereye göz çevirsek Rabbimizin sanatını göreceğiz,göremiyor ya da görmeye çalışmıyorsak büyük körlük olacaktır.
Kuran-ı Kerim’de:
“O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman’ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.” (Mülk Suresi, 3-4)
“Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.” (Kaf Suresi, 6)
Ayet i Kerimeleri ancak alim olanlar doğru şekilde yorumlayacağı için üzerinde konuşmayıp ayrıntıları tefsirlere bırakıyorum.
Bildiğimiz üzere dünyamız Güneş Sistemi içinde yer almaktadır.Güneş Sistemi,Samanyolu Galaksisi’ne dahildir ve bu galakside daha milyonlarca yıldız ve yıldız sistemi mevcuttur. Ancak devasa boyutlarıyla Samanyolu Galaksisi dahi galaksiler sisteminde hareket eder ve bu muazzam galaksiler sistemi de kainattaki sayısı meçhul galaksiler sistemi kümelerinden sadece birisidir.
Nasıl büyük bir ordunun düzenli olmasını temin eden en büyük faktör kumandanın varlığıdır.İşte bu sistemlerin kusursuz hareketlerini sağlayan da yalnızca Allahtır.Biz buradan şunu da elde ederiz ki;bir köyde iki muhtar,bir ilde iki vali,bir ülkede iki padişahın olması karmaşıklığa sebep olacak;çünkü ortak olunan idare mekanizmasında her patronun kendi istekleri ağır basacak ve gerçek düzenin sağlanması mümkün olmayacaktır.Bu sistemlerinde idare edilmesi ancak tek olan Mevla’ya mahsustur.

Yorum Yap: