Beyin

Alzheimer Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Alzheimer hastalığı hakkında bilinmesi herekenler... Alzheimer hastalığı ilk olarak Alois Alzheimer tarafından tanımlamıştır. Hastalığın en karakteristik özelliği günlük yaşamsal aktivitelerdeki ve psikolojik işlevlerinin bilgi işleme sürecindeki azalmadır. Alzheimer hastalığının en sık görülen tipi Demansın’dır.

Bu hastalığın en belirgin semptomlarından biri de hafıza kaybıdır. Bundan dolayı kişi yavaş yavaş çevresinden ,kendisinden uzaklaşmaktadır. Daha ilerleyen zamanlarda ise kişinin anıları silinmeye başlar ve kişi artık kendisini tanımakta zorlanır hale gelir. İlerleyen dönemlerde ise kişinin hesap ve muhakeme yeteneği ayrıca algılaması da adım adım azaldığından dolayı kişi psikolojk sorunlar da yaşayabilir. Hastalığın en ileri safhasında ise kişi artık kendi ihtiyaçlarını göremediği için yatağa bağımlı hale gelmektedir.

Alzheimer Hastalığının Patolojisi

  • Patolojik yönden incelediğimiz de ise beynin frontal(ön bölge) ve temporal(şakak bölgesi) loblarının işlevleri ile ilişkili ayrıca tanıma fonksiyonlarında bozulmalar yüz gösterir.
  • İnflamatuvar cevapla birlikte nöron kaybı ve atrofisi(doku küçülmesi) ortaya çıkmaktadır.

Tedavi Süreci

Alzheimer hastalığının kesin tedavisi bulunmamaktadır. Fakat erken tanı konulur ve ilaçlar kullanılmaya başlanırsa bellek fonksiyonlarının kuvvetlendirilmesinde etkili olunmaktadır. Hastalığın başlangıç ve orta dönemlerinde kullanılan ilaçlar kolinesteraz denilen ilaçlardır. Hastalığın ileri evrelerinde ise beyindeki glumat denilen maddeyi azaltacak ilaçlar da verilmeye başlanır. Ama bir tek ilaçlarla etkili sonuca ulaşmak zor. Kişinin ilaçlarla birlikte fiziksel ve zihinsel aktivitelerin düzenli ve sürekli uygulandığı stresten uzak bir yaşamı benimsemesi gerekir. Zaten bu tarz bir yaşamı benimseyen hasta olmayan kişiler de alzheimer hastalığının başlangıç yaşını geciktirebilir.

Hastalığa yakalanmış kişilerin yakınlarının duygusal açıdan hazırlıklı olması gerekir. Hasta sürekli unuttuğundan dolayı hastayı kınamaması gerekir. Hastaya sevgi göstermeniz ve duygusal destek vermeniz gerekmektedir ayrıca hastayla mümkün olduğunca tartışmaktan kaçınılmalıdır. Hastanın temel ihtiyaçlarını, bakımını, temizliğini sağlamalı. Ayrıca evde hasta için güvenli bölgeler oluşturması gerekmektedir örneğin banyoya tutunması için barlar yapılmalı, dış kapının sürekli kilitli kalması sağlanmalı, evde tehlikeli sayılan alanlara girmesi engellemelidir.

Yapılan araştırmalar sonucunda 65 yaş üstü kişilerde  %2-4’ünde yani her 15 kişiden  birinde, 85 yaş üstü kişilerde ise bu hastalık %20 oranında yani her iki kişiden birinde  görülmektedir.

Bir cevap yazın