Ağız ve Diş Sağlığı

Lamine diş nasıl yapılır?

Ağız ve diş bakımı; sindirim sisteminin sağlığı açısından olduğu kadar sosyal hayatımızda da oldukça önemlidir. Öncelikle ağız, sindirim sistemimizin başlangıç noktasıdır ve dişlerimizin sağlıksız olması sindirim sistemimizi doğrudan kötü bir şekilde etkilemektedir. İkinci olarak diş bakımı ve sağlığı sosyal yönden de hayatımızda çok önemli bir rol oynar. Dişlerimiz sindirimde olduğu kadar konuşmamızda da etkin rol sahibidir. Dişlerinde çürük ve eksik olan kişilerin bazı harf ve sesleri çıkarmakta zorlandığı bir gerçektir. Aynı zamanda gerek bir iş görüşmesinde, gerek arkadaşlarla gerçekleştirilen bir buluşmada, gerek yeni tanışılan birisi karşısında, kısacası sosyal hayatımızın hemen hemen her alanında dişlerimizin güzel ve temiz görünmesi karşımızdaki kişiyi olumlu yönde etkiler ve temiz, sağlıklı bir kişi olduğumuz imajını verir. İkili ilişkilerimizde en önemli şeylerden birisinin konuşma olduğunu göz önüne alır ve bir inceleme yapmamız gerekirse, çevremizdeki insanları gözlemleyip hayatlarının her alanında başarılı olan insanların dişlerinin gayet güzel olduğunu görebiliriz. Gün geçtikçe tıp ve bilimin gelişmesi, diş sağlığında ve estetiğinde bizlere birçok alternatif tedavi yöntemi sunmaktadır. Halk arasında yaprak porselen kaplama olarak bilinen lamine diş kaplama da bunlardan birisidir. Bu tedavi yöntemi, dişerin ön yüzlerinde düşük bir seviyede aşındırma yapılarak çok ince bir tabaka porselenin dişlerin ön yüzeylerine yapıştırılması şeklinde uygulanmaktadır.

Lamine diş kaplama, dişleri aralıklı olan, ön dişleri aşınmış veya kırık olan, dişlerin ön bölgesindeki renk bozukluklarına uygulanan beyazlatma tedavisinin başarısız olduğu, ön dişlerinde büyük dolgular bulunan ve bu dolguların büyük olması nedeniyle dişin estetik görünümünü kaybettiği kişilerde, dişlerinde kalıtsal yapı bozuklukları olan kişilerde, çarpık ve eğri dişlere sahip olan hastalarda (Bu durumda ortodontik tedaviye alternatif olarak kullanılır.) yani genel olarak dişlerinin formundan memnun olmayan hastalara uygulanan ve avantajları sebebiyle oldukça tercih edilen bir yöntemdir. Bu tedavi yönteminde porselen çok ince bir tabaka haline getirilir ve bu sebepten dolayı ışığı geçirmesi ve yansıtması doğal dişe çok yakındır. Bu özellik de dişlerinizde mükemmel bir doğallık sağlar. Porselenler oldukça kaygan yüzeylere sahip oldukları için dişinize uygulandığında, sigara ve kahve gibi etkenlerin sebep olduğu diş lekelenmelerini ve diş taşı oluşumlarını en alt seviyeye indirir. Aşınmalara karşı ise direnci oldukça yüksektir. Uygulanması sırasında hiçbir dişin gereğinden fazla kesilmesine ve küçültülmesine gerek kalmayacağı gibi, diş üzerinde sadece tırnak genişliğinde bir yuva açılması yeterli olmaktadır. Bu tedavi yöntemi ise yalnızca 3-4 seans sürmektedir. Tedavinin ardından dişlerin bakımında ise; tırnak yeme alışkanlığından vazgeçilmesi, diş gıcırdatma veya sıkma alışkanlığı olan hastaların bu durumlarda gece plağı kullanması, ön dişlerle sert yiyecekler için koparma işleminin mümkün olduğunca yapılmaması, diş fırçalama ile beraber diş ipi ve ağız gargarası kullanılması, ortalama 6 ayda bir yapılan kontrollerin ise aksatılmaması gerekmektedir. Merak edilen konulardan birisi ise lamine diş kaplamaların uzun ömürlü olup olmadığıdır. Porselenler oldukça güçlü bir yapıya sahip oldukları için uzun ömürlüdürler. Aynı zamanda doktorunuzun tavsiyelerine uyularak ve belirtilen şekilde dişlerin bakımı düzenli bir şekilde yapılarak ömürleri uzatılabilmektedir. Yani kaplamaların ömürleri biraz da kullanıma ve yapılan bakıma göre değişkenlik göstermektedir. En önemli olan noktalardan birisi, belirtilen zaman aralıklarında diş hekimlerine düzenli olarak muayenelerin yaptırılmasıdır. Bu tedavi yönteminin dezavantajları ise oldukça hassasiyet gerektiren bir teknik olması ve bu sebepten dolayı maliyetinin de diğer tedavi yöntemlerine göre biraz daha yüksek olmasıdır. Bu tedavi yöntemini işinde başarılı ve yetenekli diş hekimleri tarafından uygulayan hastalar oldukça memnun kalmaktadırlar. Tedavi, direkt ve indirekt olmak üzere iki farklı şekilde uygulanabilmektedir. Direkt uygulamalarda genellikle diş üzerinde kesme ve küçültme gibi işlemler yapılmaz. Sadece nadir durumlarda bu işlemler yok denebilecek kadar az şekilde uygulanmaktadır. Direkt kaplamayı tercih eden hastalara uyuşturma işlemi yapılmaz ve bu yüzden hastalar enjeksiyon stresi yaşamazlar. Bu durumda lamine kaplama direk olarak dişlerin ön yüzüne uygulanır ve tedavi fazla uzun bir süre almaz. Direkt kaplama tekniğiyle tedavi, ölçü alım işlemleri ile beraber birkaç seans sonunda tamamlanır. Fazla işlem gerektirmediği için direkt kaplama yöntemi diğer yöntemlere göre daha ucuz bir tercihtir. İndirekt kaplamalarda ise diş üzerinde kesme ve küçültme işlemleri uygulanması gerekir. Aynı zamanda bir takım laboratuar çalışması da gerektirdiği için İndirekt kaplama işlemi biraz daha uzun sürmektedir. Fakat laboratuar ortamında yapılan çalışmalar sebebiyle bu uygulamada kaplama, diş eti ve diğer dokulara daha kolay uyum sağlar. Aynı zamanda aşınma ve kırılmalara karşı daha dayanıklı olur.

Lamine diş kaplama tedavisine ilk olarak tedavi edilecek dişlerin durumu incelenerek başlanır. Hastanın ekonomik durumuna uygun olarak tedavi yöntemi belirlenir. Son olarak diş rengine uygun kaplama belirlenir ve yapıştırma işlemi yapılır. Konuda uzman diş hekimleriyle çalışmakta fayda vardır.

Bir cevap yazın